Buradasınız

Makale

Elbette şehitlerin hepsi cennetmekândır. Ama soylu insanların şehadeti başka bir asalet nişanesidir. Birçok insan mukaddesatı uğruna savaşa giderken gaziliği düşünür şehadeti düşünmez; birçok insan şehitliği düşünür arkasından ağlanmaması veya şu yere gömülmesi vasiyetini bırakır. Fakat Musa ÖZALKAN yavrumuzun şehadeti bunların hiç birisi değildir. Nasıl mı? Medyada yayımlanan mesajını okumak yeterlidir.



Altmışlı yıllarda Bağdat’ta üniversitede okurken biz o zamanın öğrencileri arasında sosyal ilişkiler zirve yapardı. Her kes başkasının dertleriyle ilgilenir ve mutlu kılmak için didinir, çareler arardı.



Dikta yönetiminden kurtulmak isteyen Irak halkı, ne yazık ki 2003 işgalinden sonra daha da sıkıntılı bir döneme girmiştir. Irak’ın ordusunu ve ulusal güvenlik gücünü çökerten ABD, bilerek ülkede büyük bir otorite boşluğu yaratmıştır. Bu boşluğu kasıtlı olarak yaratan ABD, 1991 yılından beri Kürt partileri tarafından oluşturulan peşmerge güçlerinin önünü açmış, ayrıca ülkenin her tarafında terör odaklarının at oynatmasına fırsat sağlamıştır.



Güneş Tıp Kitapevleri Ltd. Şti tarafından 2017'de yayımlanan Enver Hasanoğlu, bilim, yönetim, yükseköğretim:
Kerkük'ten Başlayan Bir Başarı Hikayesi adlı kitabı Prof. Dr. H. Hale Künüçen yazar biyografi kitap olarak hazırlamıştır, büyük boy, güzel cilitli, 538 sayfadan oluşan biyografi kitapta, Prof. Dr. Enver Hasanoğlu'nun anılarını ve hatıralarını kapsamaktadır.



Star Gazetesi’nin köşe yazarlarından İlhami IŞIK, 2 Ekim 2017 tarihinde ¨Türkmenler¨ başlığı altında bir yazı yazmıştır. Doğrusu yazının ne amaçla yazıldığı pek anlaşılmıyor. Yani tezi ya da amacı belirsiz görünüyor. Ama ciddi hatalar ve yanlış bilgiler içermektedir. Buna rağmen çok ilginç ve ilgisiz bir soru ile yazı bitiyor: ¨Bu tabloya göre Kürdistan bölgesel yönetiminde bir Türkmen sorunu var mı?¨



27.7.1957 Bakü doğumluyum. İlk ve orta eğitimimi 1974 yılında Bakü’de Türk (Azerbaycan) okulunda bitirdim. O yıllarda Rusya’nın en iyi üniversitelerinde diğer cumhuriyetler için kontenjanlar ayrılmıştı ve ben 1975 yılında Petersburg Üniversitesi (o zaman Leningrad Devlet Üniversitesi) Şarkiyat fakültesi Türk Filolojisi bölümünü kazandım. Rusça’m zayıftı. Aslında buna hiç yoktu diyebilirim. Okulda yabancı dil statüsünde bir Rusça görmüştüm. Bu yüzden ilk yılım çok zor geçti. Şarkiyat fakültesini zamanında Kazan Üniversitesinden getirtilen hocalar kurmuştu ve burada onların de öğrencileri olan tanınmış Türkologlar ders veriyordu. Ben de 



Suriye gündeminde Al Bab, Menbiç, Rakka hattında gelişmeler varken Türkiye’de Hollanda krizi ve yaklaşan referandum. Bunun yanında Musul kurtarma operasyonu ve Rusya-ABD ve İran'ın bölgeye askeri yığınak yaparak üsler kuruyor. Ama yazılmayan anlatılmayan bir Kerkük gerçeği var. Irak'ta yerel güçlerin yanında bölgesel ve küresel güçlerin mücadele alanı olan Kerkük ve petrol kaynakları. Irak'ta Türkmen şehri olan Kerkük Irak Türkmenlerinin kalbi durumunda. Bugün 400 bin nüfusu aşan Telafer yaklaşık 3 yıldır DEAŞ terör örgütünün elinde olması Türkmenlere bir hançer gibi saplanmışken Kerkük sözde yeni çizilen bağımsızlığı için planlar yapılan Kürt bölgesi içine dahil edilmeye çalışılıyor. Pazarlıklar coğrafyası olan Ortadoğu'da masada sadece Rakka değil Kerkük'te var. 



Kerkük Valisi Necmettin Kerim, Kerkük İl Meclisine 14 Mart 2017 tarihinde resmî bir yazı göndererek Kerkük’teki tüm devlet kurum ve kuruluşlarının binalarına Irak bayrağının yanında Kuzey Irak Federal Bölgesi bayrağının asılması talimatı vermiştir. Bu talimat, Türkmenlerin tepkisini çekmiş ve talebin ne kadar yanlış ve tehlikeli olduğunu bildiren açıklamalarla kınanmıştır.



Irak Türkmenlerinin Irak topraklarına ve özel olarak kuzey bölgelere yerleşmesinin en yoğun hamlesi 1055 yılında olmuştur. Sultan Tuğrul beğ, 1055 yılında Hac yolunu tâmir ve güvenliğini sağlamak gerekçesiyle, beraberinde kesif Selçuklu ordusu olduğu halde Irak’a girmek için hazırlandı. Bu arada Buveyhîler Halife Kaim Bi- Emrillah’ın nüfuzunu istismar ederek, Türklerin Irak’a girmelerini engellemek istiyorlardı. Ancak Halife durumun kritik olduğunu idrak etmiş, diğer yandan komutan Basâsiri Mısır’daki Fatimîlerle irtibatta olduğunu öğrenmişti. Tehlikeyi sezen Halife bu yüzden Bağdat’ta hutbenin Sultan Tuğrul adına okutulmasını emretmiş, böylece 15 Ocak 1055 tarihinde dünya işlerinden vazgeçtiğini, sadece dinî liderliğini korumakla iktifâ ettiğini bildirmiştir. Bu tarihten 10 gün sonra, 



Suphi Saatçi

Osmanlı Devleti’nin idarî taksimatında Irak üç eyaletten oluşuyordu: Bağdat, Basra ve Musul eyaletleri. O dönemde Türkmenlerin çoğunluğu Musul Eyaletinin sınırları içinde yaşıyordu. Bu arada Hanekîn, Mendeli ve Karatepe gibi kasabalarda yaşayan Türkmenler Bağdat Eyaletine bağlı bulunuyordu. Musul Eyaletinin sınırları içinde bugünkü Musul, Kerkük, Erbil ve Süleymaniye illeri yer alıyordu.

 



Sayfalar