Buradasınız

Makale

Yaşadıkları topraklara bin yıl önce gelip yerleşen Türkmenler, tarih boyunca çalışarak vatanlarına hizmet vermişler, emek verip çaba harcayarak şehir ve kasabalarını imar etmişlerdir. Yurtlarını yuvalarını, ekip biçtikleri topraklarını her türlü saldırıya karşı savunup korumuşlardır.



Irak Türküyüm diyen herkesin Ata Terzibaşı’ya minnet borcu vardır. Çünkü Terzibaşı bu mazlum milletin tarihini, kültürünü, örf, adetlerini ve edebiyatını başta Türk dünyası ve arkasından Arap dünyası ve tüm dünyaya tanıtabilen ilk mücahitlerden biriydi.



Vefat ve Başsağlığı Mesajı - Çok Büyük Acı Kaybımız: Avukat Ata Terzibaşı

Necat Kevseroğlu

Irak Türkmenleri her yüz yılda bir ulu çınar yetiştirir, büyüyen dal budakları çevrede yayılır ve geniş bir alanı kaplar. Yetişen ulu çınar altında, uzun yıllar boyu gölgesinde çok kişiler kültürel, siyasal, sosyal konularda olan fikirlerini konuşup onun gölgesi altında yetişirler.



Nisan ayının 1. günü dünyanın çeşitli ülkelerinde şaka günü olarak kabul edilir. Ata Terzibaşı’nın ölüm haberini de ben 1 Nisan’da okudum. Bunun 1 Nisan şakası olmasını çok istedim. Ne yazık ki, böyle değildi.



Cesaret, zalimin önünde beden titremeden dil sürçmeden idealin doğruluğuna inanarak sözü söylemektir. Cesaret adına Ata Terzibaşı’nın pek çok zamanlarda sergilemiş olduğu cesur duruşları yakın arkadaşları ve dava dostları hep dile getirmişlerdir. Ancak bendeniz 



Eski Türklerde üç kutlu şahsiyet göze çarpar: Han (Kağan), Şaman, Bilge. Han, devleti yönetir; şaman toplumun dinî ve ruhanî hayatını düzenler, bilge ise öğüt verir, yanlış yolda olanları uyarır ve çekinmeden eleştirir. Bilge, erdemli kişi olup hikmetle amel eder. Başta kağan olmak üzere, devlet ricalinden sıradan kişilere kadar bu bilgeden öğüt alır ve başı sıkıştığında ona baş vurur. Bilindiği üzere bilgelikle bilginlik farklı şeylerdir. Bilgin düpedüz âlim demektir. Yani toplumla ya da toplumsal olaylarla pek alakası olmayan salt bilimle uğraşan kişi demektir.



Osmanlı coğrafyasında tarikat erbabı tarafından inşa edilmiş zaviye, dergâh, hanekah veya tekke adı verilen mekânlar, cami ve mescitlerden sonra en çok uğranılan ibadet yeri olmuştur. Zikir halkaları düzenlenen ve ayinler icra edilen tekke ve dergâhlar aynı zamanda yolcu, kimsesiz ve miskinlerin karın doyurma ve barınma işlevi görmüştür. Ayrıca tekke ve 



IŞİD Haziran 2014 tarihinde Musul’dan sonra Telafer’i işgal edince Türkmenler adeta savruldular. Tahminen 120 bini Kürt yönetiminin zorlaması ile apar-topar Necef ve Kerbela’ya gönderildiler. On binlercesi Kerkük ve civarı bölgelere göç etti. 50 bin Telaferli ise Suriye üzerinden şu anda Türkiye’nin farklı şehirlerinde hayata tutunmaya çalışmaktadır. On binlercesi de Irak’ın farklı yerlerine dağıldılar.



Ocak 1999 da yayın hayatına başlayan Kardaşlık 69. sayısı ile siz değerli okuyucularına bir kez daha merhaba diyor. 18 yaşına giren dergimiz, artık delikanlılık çağının heyecanını yaşıyor. Diğer taraftan dergimizin baş kadrosu yaşlanmış bulunuyor. Dergilerin önemli işlevlerinden biri taşıdığı misyonun ışığı altında genç kadrolar yetiştirmiş olmasıdır. Kardaşlık 



Çankaya Köşkü Arşivlerinden derlediğimiz bir belgede 1931 yılı ve öncesine ait bazı bilgiler gün ışığına çıkmaktadır. 13 Mayıs 1931 tarihinde Mısır’ın El-Mukattam gazetesinde yayınlanan ve gazetenin Irak’taki muhabirine ait olan mektup o zamanlarda Irak’ın birlik ve bütünlüğüne karşı oluşturulan, hatta bugünün Birleşmiş Milletler’i gibi 1. Dünya savaşından sonra kurulan Cemiyet-i Akvam’a katılımını sabote etmek için uygulanan entrikaları göz önüne sermektedir



Sayfalar