Buradasınız

Makale

 Bünyesindeki kalabalık Türk nüfusu barındıran Irak’ta soydaşlarımızın bir türlü huzurlu bir ortamda bulunmamaları iç politikadaki çalkalanmalardan kaynaklandığı muhakkaktır



 

Hepimizin tanıdığı Saime abla, mahallemizin tanılan zengin kadınlarındandır. Fakat ne yazık ki hiç bir kimse ondan bir hayır görmemiş. Hayatında bir şahsa iyilik etmemiş, ama zenginliği onun bütün eksikliğini örtmüş.



 

Mensup bulunduğumuz Türk milleti, yazılı tarih belgelerine göre 2500 yıllık geçmişiyle, dünya tarihinde büyük bir rol oynamıştır. Yaşadıkları sert bozkır ikliminin koşullarına göre savaşçı ve atılgan bir yapıya sahip Türkler, atı çok iyi kullanmış, at üzerindeyken savaşmayı büyük bir sanat hâline getirmişlerdir. Bu sayede eski dünyanın en hızlı ulaşım aracı olan at, Türklere cihangirlik yolunu açan büyük bir rol oynamıştır. Topyekûn asker olan Türklere ordu-millet veya asker-millet denilmesi de, bir tesadüf eseri olmamıştır.   



1880 yılında Erbil'de doğan Haşim Nahit 11 basılı kitabı dışında yüzlerce de makale yayınlamıştır. 1909 yılından itibaren yazmaya başlayan Haşim Nahit, makalelerinin çoğunu Irak Türkleri davasını tanıtmaya ve savunmaya ayırmıştı. Ancak ülke meseleleri konusunda da kalemini kullanan Erbil 1962 yılında vefat etmiştir. Kerkük vakfı yayını olarak 2004 yılında İzzettin Kerkük tarafından kaleme alınan " Haşim Nahit Erbil ve Irak Türkleri" eserde yüz yıl önce kaleme aldığı makaleler de yer bulmuştu.



Altmışlı yıllarda Türkiye’ye gelip başladığımız yüksek öğrenim dönemlerimizin en heyecanlı günleri, okulların kapanması ile başlayan yaz tatilini geçirmek üzere memlekete yaptığımız seyahatlerdi. Bütün arzumuz, yıl boyu hasret kaldığımız memleketimizin kokusuna, aile ocağımıza, yemeklerimize, oradaki sevdiklerimize, arkadaşlarımıza kavuşmaktı. Hele hele yaz geceleri evlerimizin damlarında, küme küme, avuç avuç gökyüzünü kaplayan yıldızların seyri ile uykuya dalmanın tadına doyum olmazdı. Sırf bunun için, tatil günlerini iple çekerdik. 



Habib Hürmüzlü

4 Mayıs 2015 sabahı Kerkük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abbas Taki rektörlük binasının silahlı kişiler tarafından basılarak ve güç kullanılması sonucunda rektörlük görevinden istifa etmeye mecbur edilmiştir.

Bir grup Kürt kökenli öğrenci ile üniversiteyle hiçbir bağı olmayan KYB üyelerinden oluşan silahlı militanlar, üniversite binasına baskın yaparak rektör Abbas Taki’nin makam odasına girmiş ve rektörü silah zoruyla dışarıya çıkararak ona bir istifa dilekçesi imzalatmışlardır.



Irak’ta geçmiş dikta rejimi döneminde çeşitli acılar çeken ve sürekli haksızlığa maruz kalan Türkmenler, Saddam’ın devrilmesinden sonra daha büyük acı ve sıkıntılarla karşı karşıya kalmışlardır. Irak’ta silahlı gücü olan herkes demokratik kazanımlar elde ederken, Türkmenler hâlâ hak ve hukuklarına kavuşmak için mücadele veriyorlar. İşgal sonrası durum düzelir diye beklerken, Irak her geçen gün daha büyük kaoslara sürüklenmektedir. Irkçı Baas yönetimi de Telafer’i, sürekli baskı altında tutmuştu.



Irak’ın siyasi şartları uygun olmadığı için gizli kalsınlar diye  2003 önce mücadele veren bütün dava insanları mücadelelerini gizli yürüttüler , Toplumumuzun Lideri Ata Hayrullah liderimiz Necdet Koçak zamanın Ateş sönmezi ( Kerkük vakfı başkanı izzettin Kerkük) ve nice adları zikir  edilmeyen adsız kahramanlar ve  bu makaleyi onlara ithaf ediyorum



1991-2003 yılları arasında Kuzey Irak, Güvenlik Bölgesi olarak Saddam’a karşı korunurken, Türkmenler de Akıncılar adı altında bu bölgede silahlandılar. Hatta boy boy fotoğrafları Türk basınında yer almıştı. O dönemde Kuzey Irak’ta en çok söz sahibi olan silahlı kuvvet Türk Ordusu idi. O tarihlerde bizim çizgide olanlar silahlanmaya karşı çıktıydık. Çünkü Türkmenlerin ne yaşadıkları arazi buna müsaitti ne şartlar elverişli idi. Nitekim 10 Nisan 2003 günü Kerkük ABD askerleri tarafından işgal edildiğinde, Rahmetli Mustafa Kemal Yayçılı ve birkaç dava arkadaşından başka, ne Kerkük’e giren bir akıncı oldu ne de Kerkük sokaklarında bir Türkmen bayrağı sallandı. Ama on binlerce Peşmerge Türkiye’nin kırmızı çizgilerini tanımayarak Kerkük’e akın etti.  Sonraları bu akıncılar dağıldıkları



Bundan uzun bir müddet önce yine Avrupa’da bulunan hemşerilerimizin sayesinde Diyala eski milletvekilimiz Hasan ÖZMEN Avrupa Parlamentosu’nda bir konuşma yapma imkânı bulmuştu. 19 Kasım 2014 tarihinde Avrupa Parlamentosu üyesi Branislav SKRIPEK’ın daveti ve ev sahipliğinde Irak’ın IŞİD’tan muzdarip Türkmenler, Ezidiler ve Irak Hıristiyanları Avrupa Parlamentosunda özel bir oturumunda bir araya gelerek hem sıkıntılarını dile getirdiler hem de ortak bir deklarasyona imza koydular.



Sayfalar