Buradasınız

Makale

Ali İhsan Paşa[1] yıllar sonra bu konuya ışık tutmak istese de gazetelere gönderdiği açıklama yayınlanmadı. O sıralarda Recep (Peker) Bey üniversitede İnkılâp Tarihi dersleri veriyor ve Cumhuriyet liderlerine aşırı bağlılığı nedeniyle Başvekil İsmet İnönü ile arası iyi olmayan Ali İhsan Paşa’ya çok sıcak bakmıyordu.



Bugün 500 bini Türkmen olmak üzere üç milyona yakın Iraklı yuvasını terk etmek zorunda kalmıştır. Telafer ve Beşir gibi hassas Türkmen şehirleri IŞİD’in hâlâ elindedir.



Matbaacılık, kitapçılık, gazetecilik, avukatlık, siyaset ve cemiyetçilik yapmış ve böylece olayları yakından takip etmiştir. Daha sonraları Baş Müfettişlik, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı, Türk Dünyası Koordinatörü Başbakan Başmüşavirliği gibi uzun yıllar Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin en üst düzeylerinde önemli görevler almıştır.



 

Kendi hissiyatları yanında toplumun ortak duygu ve düşüncelerini dile getiren, sevinç ve üzüntülerini en güzel şekilde ifade eden kuşkusuz şairlerdir. Hayatını Erbil'de (1944-2000) geçiren Fuad Şeyh Mustafa, toplumun bir ferdi olarak devrinin iç yüzünü, sosyal hayatını ve duygularını eserlerinde aksetmeye çalışmıştır



Irak Türkmen araştırmacıları(Ata Terzibaşı, Şakir Sabir Zabit, Mevlüt Taha Kayacı, Mehmet Hurşit Dakuklu, Suphi Saatçi, Ziyat Akkoyunlu, vb.) çok sayıda eser vermiş ve Irak Türkmenlerinin millî varlığını devam ettirmesinde önemli rol oynamışlardır. Irak Türkmenleri arasında araştırmacılığıyla ünlenmiş isimlerden biri de İhsan Sıddık Vasfi’dir.



 Bünyesindeki kalabalık Türk nüfusu barındıran Irak’ta soydaşlarımızın bir türlü huzurlu bir ortamda bulunmamaları iç politikadaki çalkalanmalardan kaynaklandığı muhakkaktır



 

Hepimizin tanıdığı Saime abla, mahallemizin tanılan zengin kadınlarındandır. Fakat ne yazık ki hiç bir kimse ondan bir hayır görmemiş. Hayatında bir şahsa iyilik etmemiş, ama zenginliği onun bütün eksikliğini örtmüş.



 

Mensup bulunduğumuz Türk milleti, yazılı tarih belgelerine göre 2500 yıllık geçmişiyle, dünya tarihinde büyük bir rol oynamıştır. Yaşadıkları sert bozkır ikliminin koşullarına göre savaşçı ve atılgan bir yapıya sahip Türkler, atı çok iyi kullanmış, at üzerindeyken savaşmayı büyük bir sanat hâline getirmişlerdir. Bu sayede eski dünyanın en hızlı ulaşım aracı olan at, Türklere cihangirlik yolunu açan büyük bir rol oynamıştır. Topyekûn asker olan Türklere ordu-millet veya asker-millet denilmesi de, bir tesadüf eseri olmamıştır.   



1880 yılında Erbil'de doğan Haşim Nahit 11 basılı kitabı dışında yüzlerce de makale yayınlamıştır. 1909 yılından itibaren yazmaya başlayan Haşim Nahit, makalelerinin çoğunu Irak Türkleri davasını tanıtmaya ve savunmaya ayırmıştı. Ancak ülke meseleleri konusunda da kalemini kullanan Erbil 1962 yılında vefat etmiştir. Kerkük vakfı yayını olarak 2004 yılında İzzettin Kerkük tarafından kaleme alınan " Haşim Nahit Erbil ve Irak Türkleri" eserde yüz yıl önce kaleme aldığı makaleler de yer bulmuştu.



Altmışlı yıllarda Türkiye’ye gelip başladığımız yüksek öğrenim dönemlerimizin en heyecanlı günleri, okulların kapanması ile başlayan yaz tatilini geçirmek üzere memlekete yaptığımız seyahatlerdi. Bütün arzumuz, yıl boyu hasret kaldığımız memleketimizin kokusuna, aile ocağımıza, yemeklerimize, oradaki sevdiklerimize, arkadaşlarımıza kavuşmaktı. Hele hele yaz geceleri evlerimizin damlarında, küme küme, avuç avuç gökyüzünü kaplayan yıldızların seyri ile uykuya dalmanın tadına doyum olmazdı. Sırf bunun için, tatil günlerini iple çekerdik. 



Sayfalar