Buradasınız

Türkmen Dağarcığı Aziz Şehidimiz Cevdet Avcı

Türkmen Dağarcığı Aziz Şehidimiz Cevdet Avcı İlk Türkmen basın şehidi olan Cevdet Avcı 1 Temmuz 1946 yılında tarihî Kerkük Kalesi’nin Meydan Mahallesinde doğmuştur. Asıl adı Cevdet Ata Şakir Avcı’dır. Türkmen kökenli ana ve babadan doğan Cevdet Kerkük’ün tanınmış Avcı ailesine mensuptur. Eğitimine Kale İlkokulunda başlayan Cevdet Avcı, Kerkük Sanayi Lisesinden sonra çalışma hayatına atıldı. 1965 yılında Bağdat’ta faaliyet gösteren Türkmen Kardeşlik Ocağına üye oldu. Hayatını millî konulardaki hizmetlere adayan Cevdet, kısa süre içinde çalışkanlığı ile ilgi topladı. Özellikle Türkmen Kardeşlik Ocağının başkanı olan şehit lider rahmetli Abdullah Abdurrahman’ın döneminde en çalışkan ve en aktif üye olarak görüldü. Böylece 1970 yılında Türkmen Kardeşlik Ocağının Kerkük ve Musul bölgesinin saymanı (mutemedi) ve muhabiri oldu. Ocağın yayımladığı Kardeşlik dergisi için başarılı biçimde spor muhabirliği görevini üstlendi. Dergiye Türkmeneli bölgesinin spor alanındaki haberleri hazırladı. Ayrıca Kerkük ve Türkmeneli Bölgesinin yetiştirdiği şair ve edebiyatçıları ile Kardeşlik dergisi için röportajlar da yaptı. 7 Nisan 1970 tarihinde Cömert ailesine mensup Fettah Ağa’nın kızı Samiye Hanım ile evlenmiştir. Bu evlilikten dört çocuğu olmuştur: Şenay, Ülkü, Cumbut ve Cüneyt. Baas Partisi tarafından Irak Türkmenlerine verilen kültürel hakların 1971 yılında geri alınması ve Türkmen okullarının kapatılması üzerine Türkmen öğrencilerinin başlattığı boykot eylemine destek verdi. Türkmenlere tanınan kültürel hakların geri alınmasından dolayı sürdürülen boykot hareketinin içinde aktif biçimde rol oynadı. Türkmenlerin varlığını ve gücünü göstermek için Kerkük’ün Salahattin Sinemasında bir gece düzenlendi. Geceyi düzenleyen 5 kişilik komisyonun bir üyesi de Cevdet Avcı idi. Bu gecenin hazırlanmasında büyük rol oynadı ve her türlü fedakârlığı gösterdi. Geceye vali dahil bütün resmî protokol de davetli idi. Baas rejimine karşı önemli bir gövde gösterisi hazırlanmış ve sinema salonunun duvarlarına “Türkmenlere tanınan kültürel haklar meşru sahiplerine iade edilsin” yazılı dövizler asılmıştı. Salonun dolması ve bütün davetlilerin yerini alması üzerine Türkmen Kardeşlik Ocağı’nın Genel Başkanı Abdullah Abdurrahman salona girince büyük bir tezahürat ve alkış tufanı kopmuştu. Böylesine coşkulu bir karşılama ile yerine oturan Abdullah Abdurrahman’a gösterilen bu coşkulu karşılama karşısında salonda bulunan Baas Partisinin bütün yetkilileri donup kalmıştı. Avcı böylesine büyük anlam taşıyan bu gövde gösterisini hazırlayan komisyonun arasında yer almış yiğit bir Türkmen’di. Cevdet Avcı 1973 yılında Ulusal Sigorta Şirketi’nin Kerkük Bölgesi’ne tayin edilmiştir. Bu arada Kerkük Kızılay şubesine bağlı Türkmen Millî Müzik Takımının da üyesi olarak hizmetler yaptı. Türkmen Kardeşlik Ocağı’nın yayımladığı Kardeşlik dergisinin bütün abone işlerini ve muhabirlik görevini başarıyla yürütürdü. Türkmen davasına hizmet veren her türlü millî hareket içinde aktif biçimde yer alan Avcı, 1977 yazında tatilden yurda dönerken arkadaşlarının verdiği Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından İstanbul’da yayımlanan Bülten’den Kerkük’e getirmiş ve dağıtmıştı. Emniyetin eline geçen Bülten’i bulunduranlar birer birer tutuklanmıştı. Bülten’i yurda sokan kişinin Cevdet Avcı olduğu tespit edilmişti. Tutuklanarak yargılandı ve 7 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Mahkumiyetini Bağdat’ın Ebu Greb Cezaevinde çekmeğe başladı. 1979 yılında çıkan aftan yararlanarak serbest bırakıldı. Hapisten sonra görevine Kerkük’te devam etti. Fakat bir müddet sonra görev yeri değiştirildi ve Ulusal Sigorta Şirketi’nin Musul Bölgesine tayin edildi. Böylece her hafta Kerkük’ten Musul’a giderek görevini sürdürdü. Ancak 1981 yılının 12 Ekim günü sabah vakti arabası ile Kerkük’ten çıkıp Musul’a giderken tutuklanarak götürülmüştür. O tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamamıştır. Kullandığı arabanın akıbeti de anlaşılamamıştır. Cevdet’in arabasını yıllar sonra kardeşi Mehmet (Yıldırım) Hille’de görmüştür. Plakasının Musul olarak değiştirilen arabayı renginden tanıyan Mehmet, sahibinin Arap kökenli bir asker olduğunu öğrenmiştir. Türkmenlerin ilk basın şehidi sayılan Cevdet Avcı, büyük bir haksızlığa ve zulme maruz kalmıştır. Yargılanmadan, suçunun ne olduğu bilinmeden, nerede ne zaman ve nasıl öldürüldüğü, nereye gömüldüğü meçhul kalmıştır. Bu asil Türkmen evladı ailesine ve çocuklarına doyamadan şehit edilmiştir. Ebu Greb Cezaevinde iken dünyaya gelen oğlu Cüneyt’in ve geride bıraktığı eşi ve kızlarının çektiği sıkıntılar büyük olmuştur. Büyük fedakârlıklarla ve sıkıntılar çekerek çocuklarını yetiştiren eşi Samiye Hanım Kerkük’te 6 Aralık 2017 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Türkmen davasının büyük ve aziz şehidi olan Cevdet Avcı’yı rahmet ve özlemle anarken, vefatına kadar eşi Cevdet için göz yaşı döken Samiye Hanım’ın da cennet mekân olmasını yüce Allah’tan niyaz ederim. Çocukları Şenay, Ülkü, Cumbut ve Cüneyt’e de sabır ve metanet dilerim. Resim altı yazısı: Cevdet Avcı’nın geride bıraktığı ailesi. (Soldan itibaren Cevdet’in ağabeyi rahmetli Necip Avcı’nın eşi Semahat, Cevdet’in rahmetli olan eşi Samiye, kızları Şenay ve Cumbut. (Fotoğraf: Nevzat Yıldırım)