Buradasınız

Kerkük’ün Eski Tahrirat Müdürlerinden Abdurrahman Nafiz Efendi Ahmet TÜRKER Kerküklü hemşehrim araştırmacı ve yazar Dr. Cüneyt Mengü

Kerkük’ün Eski Tahrirat Müdürlerinden Abdurrahman Nafiz Efendi Ahmet TÜRKER Kerküklü hemşehrim araştırmacı ve yazar Dr. Cüneyt Mengü’nün “Osmanlı Arşivi Belgelerinde Kültür Merkezi Kerkük” adlı kitabı İstanbul’da 2012 tarihinde yayımlanmıştır . Bu kitabın Dokuzuncu Bölümünde, 33 Kerküklü Bürokratın hakkında arşiv belgelerine dayanılarak ayrıntılı bilgiler verilmektedir. Ayrıca aynı Bölümde 209’uncu sayfada, 280 Kerküklü Bürokratın doğum tarihlerine göre isim listesi yer almaktadır. Bu listede Dedem Abdurrahman Nafiz Efendi’ye 60’ıncı sırada yer verilmektedir. Esasen Dedeme ait arşiv belge sureti, değerli Kerküklü bilim insanı Prof. Dr. Suphi Saatçi tarafından T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığından temin edilmiş ve tarafıma bir süre önce tevdi edilmiştir . Burada Prof. Saatçi’ye bu hizmetten ötürü şükran borçluyum. Bu belgeye ek olarak, tarafımdan bir süre Devlet Arşivleri Başkanlığında çalışarak Dedem Abdurrahman Nafiz Efendi’ye ilişkin başka belgeler de elde ettim. Bu makalede, Kerküklü bir Türkmen bürokrat olan dedeme ilişkin bilgileri Kardeşlik Dergisinin değerli okurlarıyla paylaşmak isterim. Abdurrahman Nafiz Efendi, Resul Efendi’nin oğludur. H. 1271 (1855) Kerkük kasabası, Kale Hamam Müslüm (İslam) Mahallesi, Danyal Peygamber sokağında dünyaya gelmiştir. İlk tahsilini sıbyan mektebinde yapmış ve daha sonra medreselerde Arapça ve Farsça dersler görmüştür. Tercüme-i halinde Türkçe, Arapça ve Farsça konuşur ve yazar, Kürtçeye de aşinadır denilmektedir. 1290 Muharrem ayında (1873) açılan sınavı kazanarak maaşsız olarak Kerkük Sancağı Tahrirat Kaleminde istihdam edilmiştir. 1291 Şaban ayında (1874) 80 Kuruş maaşa nail olup ve 1293 Şaban ayında (1876) 115 Kuruş maaşla Kerkük’ün Meclis-i İdaresi ikinci kâtipliğine tayin edilmiştir. 1296 Şaban ayında (1879) Kerkük, Bağdat Vilayetinden ayrılmış ve Musul Vilayetine bağlanmıştır. İlgilinin Meclis-i İdaresi ikinci kâtipliğinde maaşı 250 Kuruşa yükseltilmiştir. 1298 Muharrem (1880) maaşı 350 kuruşa yükseltilmiş ve 1298 Recep ayından (1881), Rebiyülahir 1299 (1882)’a kadar Meclis-i Vilayet başkâtip vekâletini yüklenmiş ve maaşına 200 kuruş ilave edilmiştir. Abdurrahman Nafiz Efendi, Kerkük Musalla Mahallesinin köklü ailelerinden Nalbant Seyyidler adiyle tanınmış Seyyid Salih’ın kızı Meryem hanımla evlenmiştir. Babaannem olan Meryem Hanım, Ankara’da uzun yıllar Türkiye Büyük Millet Meclisinde Şef olarak çalışan ve İstiklal Madalyası sahibi Şair Rauf Görkem’in halasıdır. Bu evlilikten ikisi erkek dördü kız, altı çocuk dünyaya gelmiştir. Çocukların en büyüğü amcam Mehmet Şakir, Kerkük’te Rüştiye ve Sultani okullarını bitirmiş; Kerkük’e bağlı Şivan Nahiyesinde Nahiye Müdürlüğü görevini yürütmüş, yakalandığı bir hastalıktan dolayı kırk yaşında hakkın rahmetine kavuşmuştur. Babam Kadri ise 1899 doğumlu olup, Kerkük’te Rüştiye okulunu bitirmiş, Sultani okulunun 9’uncu sınıfa kadar okumuştur. Ancak Birinci Dünya Savaşından sonra İngiliz işgali nedeniyle okul kapatılmıştır. Değişik işlerde çalışmış; daha sonra Bağdat’ta öğretmen Okulunu bitirmiştir. Ardından üç yıl Kerkük’e uzak bir köyde öğretmenlik yapmıştır. Öğretmenlikten sonra İkinci Dünya Savaşı sırasında kurulan Temvin (İaşe) idaresinde o zaman Kerkük’e bağlı olan Kifri ilçesinde çalışmış, Savaştan sonra Kerkük’e dönmüştür. 1950’lerin başında doğup büyüdüğü Kale Hamam Müslüm (İslam) Mahallesine Muhtar seçilmiş ve bu görevi vefat ettiği 1969 yılına kadar sürdürmüştür. Abdurrahman Nafiz Efendi 1301 (1884) yılında Kerkük’te Kale Hamam Müslüm Mahallesi Ulucami karşısında bulunan arsa ve üzerindeki küçük evleri satın almıştır. Bu evleri yıktırmış; üzerinde selamlık ve haremlik bölümlerinden oluşan büyük bir ev yaptırmıştır. Söz konusu ev, 1997 yılında Kaledeki tüm evlerin yıktırıldığı dönemde yıktırılmıştır . Şu anda evin yerinde yeller esmektedir. Evlerin selamlık bölümüne Kerkük’te eskiden Divanhane denilirdi. Bu bölümde her gün akşam vaktinden sonra, ev sahibi oturur ve tanıdık erkekler ziyarete gelir, burada o günün çeşitli konuları, sunulan kahve eşliğinde konuşulur. Dedemin vefatından sonra Divanhane bölümü kapatılmıştır . Bir süre sonra Divanhane bölümü, Selamlık bölümünden tamamen ayrılarak, bağımsız bir ev haline getirilmiş ve kiraya verilmiştir. Evin haremlik bölümü ise ailenin yaşamını sürdürdüğü bölümdür. Biz torunları olarak da bu evde doğduk ve büyüdük. Evin bu bölümünün mimarisine ilişkin bilgiler, Suphi Saatçi’nin 2003 yılında yayımlanan “Kerkük Evleri” adlı kitabının 74 ve 75. sayfalarında yer almaktadır . Bu arada Kerkük Sancağının Musul Vilayetine bağlanması nedeniyle idari ve mali yapıda yapılan değişiklikler nedeniyle Abdurrahman Nafiz Efendi farklı işlerde görevlendirilmiş ve nihayet 1305 Cemaziyülahır (1888) 1000 Kuruş maaşla Kerkük Sancağı Tahrirat Müdürlüğüne atanmıştır. 1309 Muharrem ayında (1891) 3. dereceye yükseltilmiştir. 1310 Zilhicce (1893) tarihinde 40 günlük bir süreyle; ayrıca Zilhicce 1311, 6’sından (10 Haziran 1894) ile 1312 Safer’inin 10’ununa kadar (12 Ağustos 1894) tarihleri arasında ise 63 gün süreyle Erbil Kazasında görevlendirilmiştir. Kerkük Sancağı Mutasarrıflığından ilgilinin dirayetli olduğu ve görevini layıkıyla yerine getirdiği onaylanmış ve Rebiyülevvel 1312 (Eylül 1894)’de ikinci derece memurluğa yükseltilmiştir. 26 Eylül ile 06 Mayıs 1901 tarihleri arasında Süleymaniye Tahrirat Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Ardından Divaniye Tahrirat Müdürlüğüne atanmıştır. Bu arada 10 Ekim 1901 ile 16 Kasım 1901 tarihleri arasında Şamiye Kazasında Kaymakam Vekilliği görevini yerine getirmiştir. Nisan 1902 ile Mart 1904 tarihleri arasında İmara Sancağı Tahrirat Müdürlüğü; Nisan 1904 ile Nisan 1907 tarihleri arasında ise Nasıriye (Müntefik) Tahrirat Müdürlüğü ve İdare Meclisi Sancak Müdde-i Umumi (Savcı) muavinliği görevinde bulunmuştur. Kendisinin bu görevleri iyi bir şekilde yerine getirdiği Cemaziyülahır 1328 (Haziran 1910) tarihli Nasıriye (Müntefik) Sancağının İdare Meclisi mazbatasında anlaşılmaktadır. Aşağıdaki fotoğraf , Abdurrahman Nafiz Efendi (Fotoğrafta ön sırada soldan 6. kişi) Nasıriye (Müntefik) de iken bir bayram sabahı Sarayda yapılan tören sırasında çekilmiştir. Daha sonra 4 ay izinle Kerkük’e dönmüş, ancak izin süresini bir misli aşınca, Basra Vilayetinden bildirilmesi üzerine 14 Mart 1327 (27 Mart 1911) tarihinde ilgili görevinden azledilmiştir. Fakat Musul Vilayetinden gelen Ocak 1327 (Ocak 1912) tarihli yazının ekindeki Kerkük Belediyesi Tababet (Hekimlik) raporundan, ilgilinin hasta olduğu anlaşılmakta; bu nedenle zamanında görevine dönemediği anlaşılmaktadır. Babam, Nasıriye (Müntefik)’de bulundukları dönemde İngilizlerin, ticaret adı altında Araplara (yöre halkına) çok düşük fiyatla tüfek sattığını anlatırdı. İngilizler, Bu yolla Arapları (halkı) Türklere karşı silahlandırdığı anlaşılmaktadır. Arap, satın aldığı silahı büyüyen oğluna verir; bu silah ile Rumları (Türkleri) öldür dermiş. O zaman Araplar (halk), Türklere Rum diyorlarmış. Ayrıca babam, aile olarak Nasıriye (Müntefik)’ten Kerkük’e dönmek için, o dönem Dicle ve Fırat nehirlerinde işletilen gemilerle Bağdat’a kadar geldiklerini söylemişti. Osmanlı askerleri, aileye gemiye binerken, geminin geçtiği yerlerden size laf atsalar, hiç karşılık vermeyin diye uyarmışlar. Babamın anlattıklarına göre, gemide asker olmasına rağmen, geminin geçtiği yerlerde civarda duran (Arap) erkekler, söz ve el işaretleriyle gemidekilere sataşmışlar. Babam, dedemin iki kez İstanbul’a gittiğini; bir seferinde ise İstanbul’da sınava girdiğini anlatmıştır. Dedem Abdurrahman Nafiz Efendi’nin İstanbul’a gidiş-gelişine ilişkin herhangi bir belge bulamadım. Yandaki fotoğraf, dedemin İstanbul’da bulunduğu günlerde çekilmiştir. Abdurrahman Nafiz Efendi’ye 15 Mart 1328 (28 Mart 1911) tarihinden itibaren 750 Kuruşla emekli maaşı tahsis edilmiştir. 1921 tarihinde 66 yaşında iken vefat etmiş; mezarı Kerkük’te Musalla Mezarlığında yer almaktadır.