Buradasınız

Türkmenler Yeniden Avrupa Parlamentosunda

yazar: 

Bundan uzun bir müddet önce yine Avrupa’da bulunan hemşerilerimizin sayesinde Diyala eski milletvekilimiz Hasan ÖZMEN Avrupa Parlamentosu’nda bir konuşma yapma imkânı bulmuştu. 19 Kasım 2014 tarihinde Avrupa Parlamentosu üyesi Branislav SKRIPEK’ın daveti ve ev sahipliğinde Irak’ın IŞİD’tan muzdarip Türkmenler, Ezidiler ve Irak Hıristiyanları Avrupa Parlamentosunda özel bir oturumunda bir araya gelerek hem sıkıntılarını dile getirdiler hem de ortak bir deklarasyona imza koydular. Hazırlık komisyonu olarak Irak Türkmen Cephesi Avrupa Temsilcisi Sayın Hasan AYDINLI’nın da içinde bulunduğu bir komisyon uzun toplantılar yaparak üç etnik grup bir araya gelerek iki sayfadan oluşan ayrıntılı bir deklarasyon hazırlamışlardır. Ezidileri, Ezidi Dernekleri Federasyonu adına Fikret IGREK, Hıristiyanlar adına Avrupa Süryani Birliği Lahdo HOBİL temsil etmiştir.

19 Kasım 2014 günü saat 15.00’de Avrupa Parlamentosunun genişçe bir salonunda başlayan toplantıda öncelikle SKRIPEK bir açılış konuşması yapmış her üç etnik grubun bir araya gelerek böylesi bir deklarasyona imza atmasının önemli olduğunu, IŞİD’la mücadelede bir örnek teşkil ettiğini; Irak yönetiminin ABD’nin ve Avrupa ülkelerinin silahsız kesimlere ayrı bir önem vermesini istemiştir.

İlk sözü alan Sayın AYDINLI Yirminci Asrın başlarından itibaren Bağdat yönetimlerinin Türkmenleri asimile etmek istediğini, haklarını vermediğini topraklarını ellerinden aldığını ve bölgelerini Araplaştırmak istediğini vurgulamış; Türkmenlerin Irak’ın asli unsurları olduklarını ve çeşitli katliamlara maruz kalarak sindirilmek istendiklerini ifade etmiştir. Hıristiyan ve Ezidi temsilcilerinin konuşmalarından sonra ortak deklarasyonuna imza koyulmuştur.

Oturumun ikinci kısmında Türkmenler adına bildirisini sunmak üzere Mahir NAKİP’e söz verildi. NAKİP, IŞİD istilasında önce Türkmenlerin beş konudan müşteki olduklarını vurguladı. Bunlar (1) Kendilerine özgü bir bölgelerinin olmaması, (2) Irak Anayasası’nın 140. Maddesinin daha çok Türkmen bölgelerini ilgilendirdiği halde Türkmenlerin muhatap kabul edilmemesi, (3) silahsız olmalarından dolayı güvenlik sorunlarının olması, (4) Mali yönden sürekli güç kaybetmeleri ve (5) Uluslararası güçlerin ve dünya devletlerinin Türkmen meselesine duyarsız kalmasıdır. Bu konuşmada Türkmenlerin acil istekleri de sıralanmıştır. Bu cümleden bölgelerinin IŞİD’dan kurtarılması, Telafer ve Tuzhurmatu’nun vilayet olması, Türkmen Haklarını Koruma Kanununun meclisten geçirilmesi, Arap ve Kürtler tarafından işgal edilen toprakların Türkmenlere iade edilmesi, Kerkük’ün özel statülü bir şehir haline getirilmesi. 

İmzalanarak Avrupa Parlamentosuna sunulan iki sayfalık deklarasyonda da Türkmenlerle ilgili önemli hususlar sıralanmıştır.  En önemlileri şunlardır: Türkmen bölgelerinin kurtarılarak Türkmenler tarafından korunmasının ve yönetilmesinin sağlanması, Kerkük’ün özel statülü bir şehir olmasının sağlanması, Telafer ve Tuzhurmatu şehirlerinin birer vilayete dönüştürülmesi bunların birkaç tanesidir.

Bu gibi faaliyetlere katılmanın elbette faydası çoktur. Ancak sıklığı ve etkinliği oldukça önemlidir. Unutmayalım ki Brüksel Avrupa Birliğinin merkezi olup, bütün üyeleri burada bulunmaktadır. ITC Temsilcisi Sayın AYDINLI burada tek başına etkili olmaya çalışmaktadır. Diğer Avrupa ülkelerinde çeşitli derneklerimiz bulunmakta ve zaman zaman güzel faaliyetler de yapmaktadırlar. Nitekim bir Türkmen delegasyonu Hollanda’dan bu toplantıya katılmıştı. Ancak Sayın AYDINLI’nın gerçekten en önemli destekçisi eşi Marry Hanımdır. Marry, uzun yıllar Bağdat’ta Hasan Beyle yaşamış, Belçika’ya döndükten sonra kendisini Türkmen ve bilumum Türk dünyası meselesine adamış Belçikalı bir hanımefendidir. Türkmen hanımlarına örnek olacak ölçüde ve düzeyde aktif olan Marry hakkında özel bir yazı yazmak gerekir. 

mnakip@yahoo.co