Buradasınız

Türkmen Deklarasyonu

Sunuş:

Irak, birbiri ardı sıra gelen  dikta rejimlerinin etkisiyle zor bir dönemden geçmiştir. Irak toplumunun bütün katmanlarının karşılaştığı dayatma ve zulüm uygulamaları, tabiatıyla ciddi bir direnme gücü oluşturmuş ve bunu pekiştirmiştir.

10 Aralık 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin her ferde özgür ve onurlu yaşama hakkını   içermesine rağmen, bu belgedeki prensipler ne yazık ki Irak’ta yaşayan müteakip nesillerin hayatına yansımamıştır. Bu bağlamda, muasır tarihin tanıklık ettiği bir gerçek de, Irak’ta Türkmenlerin her zaman dikta ve teslimiyetçi rejimlerin karşısında yer alması olmuştur.

Irak Türkmenleri, önce kraliyet devri hükümetlerinin dayatmacılığıyla karşılaşmışlardır. Bu hükümetler, kurulan ilk hükümetlerinde Türkmenlerin de yer  almasından imtina etmişler ve 30 Mayıs 1932 tarihinde yayınlanan ve Irak devletinin Cemiyet-i Akvam’a katılması için  bir ön şartı olarak taahhüt ettikleri Arap, Kürt ve Türkmenlerin tanınması prensibini yok saymışlar  ve Türkmen haklarını hep asgariye indirmişlerdir.

Irak devleti kurulduğundan bu yana, Türkmenler baskı altında tutulmuşlarır. Cumhuriyet döneminde olduğu gibi, batı  himayesindeki emniyetli bölgede de şehir ve kasabaları, tecavüz altında kalmıştır.

Ancak, bütün bu acı tecrübelere rağmen Türkmenler, Irak vatandaşlığı şuurunu kaybetmemiş, Arap, Kürt ve Kildani-Aşuriler ile bağlarını devam ettirerek, hür ve onurlu yaşayacak bir toplumun yaratılması için verilen mücadeleye katkıda bulunmuşlar ve bu halklarla beraber yaşamanın zaruretine inanmışlardır.

  1. Türkmen hareketinin ideolojik çizgisi:

    Türkmen hareketi, uygar ve milli bir hareket olup, İslam dini prensiplerine inanır ve her türlü dini inanca saygı duyar. Türkmen halkı ve Irakta yaşayan öteki halkların ilerlemesi ve refahını hedef edinir. Birlikte yaşamaya inanan milli bir hareket olarak, ırkçı yönelişleri ve herhangi bir millet veya ırkın üstünlüğü fikrini reddeder.

    Türkmen hareketi toparlayıcı ve birleştirici milli bir hareket olup, mezhep, bölge farklılıkları ile yerel, feodal yönelişleri reddeder. Türkmen hareketi çeşitli şehir, kasaba ve köylerde yaşayan ve her dünya görüşüne inanan Türkmenlerin ortak camiasıdır, onları birlik, beraberlik  ve kardeşliğe götürür.

    Türkmen Deklarasyonu, Türkmenlerin bütün sosyal ve fikri kesitlerini kucaklayan bir  çerçeve olup, Türkmenleri selamet ve esenliğe götürecek fikir birliğinin  temelini oluşturur.

     

  2. Türkmen vatandaşların Irak vatandaşlığına bakışı:

    Irak Türkmenleri, Irak devlet kurulduğundan beri bu ülkeyi vatan olarak kabul etmiş ve maruz kaldığı her türlü dayatma ve haksızlıklara karşın, devletin bekası ve yüceliği için çalışmıştır. Türkmenler, haklarının gasp edilmesi, Türkmen aydın ve siyasetçilerinin devletin üst karar mekanizmalarına ulaşmalarına engel olunmasına rağmen bu anlayışlarını değiştirmemişlerdir.

    Tüm Iraklılar, Türkmenlerin topraklarına bağlı olduklarını bilir ve ikrar ederler. Türkmenler hiçbir zaman ayrılıkçı, dayatmacı ve ırkçı hareketlere katılmamışlar, bunlara boyun eğmemişler ve son dönemlerde karşılaştıkları korkunç asimilasyon ve zulüm uygulamaları karşısında toplu göçe yeltenmemişlerdir.

    Türkmenler, Irak topraklarının birliği ve bölünmezliğini savunduklarını ve kuzeyden güneye bu toprakların kutsal vatan toprakları olduğunu açıklarlar. Türkmenler, bu hissiyatla, Irak halklarını, dini ve mezhebî teşekkülleri ve siyasi hareketlere mensup vatandaşları bu anlayış etrafında toplanmaya ve Irak topraklarının bölünmez bütünlüğünü koruyacak temel unsurlar üzerinde uzlaşmaya çağırır.

     

  3. Türkmenlerin Irak’taki etnik topluluklara bakışı:

    Türkmenler, Irak’taki mevcut milli, etnik ve mezhebî yapıdan kaynaklanan sorunlara en uygun çözümün, tüm Irak vatandaşlarına eşit bakacak, entegre ve olgun bir projeyle gerçekleşebileceğine ve bu hedefe bütün Iraklıların birinci sınıf vatandaş olarak eşit ve ortak olduklarını kabul eden bir sistemle oluşabileceğine inanır.

    Özgür, demokratik ve üniter bir Irak’ın temellerini oluşturacak siyasi rejim, bütün Iraklıların fikrine müracaat edilerek belirlenmelidir.. Bu süreçte hiçbir millet veya topluluğun önemi asgariye indirilmemeli ve hiçbir topluluğa da gereğinden fazla rol verilmemelidir. Türkmenler, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi prensiplerine dayanmayan ve bu prensipleri benimsemeyen her hangi bir çözümün kalıcı olamayacağına ve Irak halkının vicdani beklentilerini yansıtamayacağına inanırlar.

    Türkmenler,  Irak’ın bütün milli topluluklarına istisnasız olarak aynı hak ve yükümlülükleri bahşetmek kaydıyla, Iraklıların geneli tarafından alınacak olan kararlara saygılı olacaklarını açıklarlar. Türkmenler, bu anlayışın, Birleşmiş Milletler gözetiminde yapılacak dürüst, şaibesiz ve nezih bir nüfus sayımı akabinde pekiştirilmesi gerektiğine inanırlar.

    Irak Türkmenleri, tek, üniter, demokratik, çoğulcu ve parlamenter bir Irak’tan yanadırlar. Bu devlette iktidarların barışçı yöntemlerle ve seçim yoluyla değişmesi gerektiğini ve seçimlerin uluslararası normlara uygun şekilde yapılması ve etnik esaslara dayanmaması gerektiğini savunurlar. Devlet kademelerinde, hizmete esas teşkil edecek kriterlerin deneyim, yetenek ve birikim esasına dayandırılması çağrısında bulunurlar.

    Bununla birlikte, Türkmenler, Irak’ın milli topluluklarının kültürel, milli ve idari haklarını kullanmalarını temin edecek, adem-i merkeziyet, otonomi veya her hangi bir çözümün benimsenmesine karşı koymazlar. Ancak, bu hakların tanınmasında da eşit davranılması ve Türkmen halkının da  bu haklardan otomatik olarak yaralanması zaruretine dikkat çekerler.

    Irak Türkmenleri, bu prensipleri savunurken, bir grubun çıkarlarının başka grupların ihmal edilmesine yol açmasının hatalı olacağı ve kabul edilemeyeceği yönündeki sağlam kanaatlerini açıklarlar ve hiçbir milli topluluğun ikinci sınıfa indirilerek, milli ihanetle suçlanmasını kabul etmeyeceklerini vurgularlar. Kendilerinin bu hataya düşmeyeceklerini taahhüt ettikleri gibi, Irak’taki öteki toplulukların da bu gibi hatalardan kaçınmaları gerektiğine inanırlar.

  4. Türkmen hareketinin Arap dünyası meselelerine bakışı:

    Türkmen hareketi, Arap milletini, Türkmen kültürünü zenginleştiren ve Türkmenlerle ortak bir tarihi paylaşan bir millet olarak görmektedir. Türkmenlerle Arap milleti arasındaki fikir ve mücadele birliği, bu iki milleti her zaman yakınlaştırmıştır. Irak Türkmenleri, bunun sonucu olarak, her zaman Arap milletinin emel ve acılarını paylaşmış ve başta Filistin meselesi olmak üzere, Arap dünyasının yaşadığı sıkıntılar, Türkmen toplumunu derinden etkilemiştir. Filistin meselesi, bir Arap, Müslüman ve bölge meselesi olarak her zaman Türkmen milletinin öncelikleri arasında yer almıştır.

    Türkmen hareketi, Filistin halkının tüm meşru haklarına kavuşmasını, özgür ve egemen devletini kurması hakkını desteklediği gibi, Ortadoğu’daki tüm ülkelerin barış içinde yaşamasını diler. Arap milletinin fikri ve bölgesel dayanışmasını destekleyen Türkmenler, Arap ülkelerinin ve halklarının kendi seçtikleri yönetimlerle, demokratik olguları pekiştirmesinin ve özgür iradesiyle yaşamasının bölge barışı ve istikrarına katkıda bulunacağına inanır.

    Türkmen hareketi, Arap Ligi’nin Arap ülkelerinin emniyet ve güvenliğine katkıda bulunan uğraşlarının güçleştirilmesini destekler.Bu bağlamda, Arap Ligi’ni bölge halklarıyla diyalog içinde olmaya ve Türkmen vatandaşlarla fikir ve kültür köprülerini pekiştirmeye davet eder. Bu hususta, Arap Ligi’ni, kendi prensipleri ile Birleşmiş Milletler’in ırk ayrımcılığını yasaklayan bildirgesinin ve 2001 yılı ırk ayrımına karşı olan Kahire Bildirgesinin gereğini yerine getirecek şekilde harekete çağırır.

    Türkmen hareketi, tüm Iraklı Arapları da Türkmen vatandaşlarla olan kültür alışverişinin güçlendirilmesine katkıda bulunmaya, Türkmen edebi ve fikri eserlerin Arapça’ya tercüme edilmesine, Arap ve Türkmen aydınlarının katılımıyla panel ve sempozyumların tanzimine, her iki milletin öteki milletin edebiyatı, folkloru ve fikir hayatına nüfuz etmesinin sağlanmasına davet eder.

     

    5- Türkmen hareketinin Kürt halkının beklentilerine bakışı:

    Türkmen hareketi, Irak’taki Kürt halkının beklentilerinin meşru zeminde yer almasını, Irak’ın fikri ve ideolojik yapısına katkıda bulunarak, olumsuz yansımaları olmaması gerektiğine inanır. Türkmen hareketi, Kürt vatandaşları, Irak halkının kazanımlarını savunan, ülkeyle entegre olmuş bir unsur olarak görür. Kürtler, Irak halkının saygın bir parçası olup, siyasi, kültürel ve milli isteklerine, üniter bir Irak içinde kavuşmalıdır.

    Türkmen hareketi, Kürt hareketinin paralelinde olup, ona düşmanlık beslemez. aşağılanmasını Kürt lider kadrosundan da ayni medeni çizgiyi bekleyerek, Türkmenlerin siyasi, kültürel ve milli haklarını elde etmelerini desteklemelerini bekler.

    Türkmen ve Kürtler, Irak’ın kuzeyindeki Kildani ve Aşurilerle birlikte, Irak’ın tümündeki Arap vatandaşlarla medeni bir işbirliği içinde, tesanüt gerçeğini ortaya koymayı amaçlar.

     

    6- Türkmen hareketinin Irak’ta  rejim Meselesine Bakışı:

    Türkmenler, Irak’taki rejimin Irak halkının kararıyla oluşmasını; ancak bu rejimin asla totaliter, dikta rejimi olmaması gerektiğini savunur. Dikta rejimlerine karşı daima mücadele içinde olan Türkmen hareketi, demokratik bir sistemin kabulünü ve iktidarların hür ve adil seçimlerle el değiştirmesi gerektiğine inanır.

    Türkmen hareketi, anayasal ve çoğulcu bir cumhuriyet rejimini benimser. Irak anayasasının, halkın vicdanını yansıtmasını ve bütün Iraklıların siyasi,sivil,sosyal ve kültürel haklarını özgürce kullanmalarını garanti altına almasını ister. Anayasanın, ifade ve yayın hürriyetini, bu çerçevede radyo ve televizyon yayınlarının özgürce yapılmasını, fikir müesseselerinin ve siyasi partilerin özgürce yapılanmasını, genel ahlak kuralları ve kanunlara aykırı olmaması ve Irak’ın bölünmez bütünlüğüne zarar vermemesi  kaydıyla, güvence altına alması gerektiğine inanır. Ayrıca, anayasanın, bireysel hak ve özgürlükleri de teminat altına almasını ister.

    Türkmen hareketi, Bağdat’ta güçlü bir merkezi hükümetin kurulmasını, Irak’ın birlik ve istikrarını koruyacak bir güvence olarak görür. Diğer taraftan, yerel idarelerin ve belediyelerin desteklenmesini ve güçlendirilmesini isteyen Türkmen hareketi, federal veya üniter bir rejimi seçecek Irak halkının iradesine saygılı olacağını, ancak, bu kararın, Iraklı tüm milli gruplara uygulanması gerektiğini ve hiçbir istisnanın kabul edilemeyeceğini bildirir. Türkmen hareketi, bu önemli ve hayati kararın, Irak halkının tümü tarafından alınması gerektiğini ifade eder.

     

    7- Türkmen Hareketinin Din ve mezhep ve Farklılıklarına bakışı:

    Türkmen hareketi, Irak Türkmenleri arasındaki mezhep farklılıklarının her zaman Türkmen dini ve kültürel akımlarını zenginleştirmiş olduğunun ve hiçbir zaman bir çatışma nedeni olmadığının ve olmayacağının bilinci içindedir.Türkmenler, her zaman mezhep farklılıklarının ve değişik imamlara tabi olma olgusunun insani ve ruhani bir seçim olduğunu görmüşler ve bunun dini bağlılıkları zenginleştirdiğini anlamışlardır. Türkmenler bu konunun idraki içinde olmuşlar ve bunun dini bağlılıkları zenginleştirdiğini görmüşlerdir. Türkmenler, bu konunun fert ve cemaatlerin vicdanına terk edilmesi fikrinde birleşmişlerdir. Türkmen hareketi, tüm Müslüman kesimlerin dini kurum ve ibadet yerlerinin desteklenmesi zaruretine inanmaktadır.

    Türkmen hareketi, gerçek bir İslami hoşgörüyle, Müslüman olmayan  vatandaşların inanç ve kimliklerinin korunması gerektiğine de inanır.Gayri Müslim vatandaşlar, her zaman Türkmen vatandaşlarla en kuvvetli bağlarla bir arada yaşamışlar ve insani ilişkilerini en yüksek düzeyde devam ettirmişlerdir. Kerkük bölgesinde ve özel olarak Kerkük’ün tarihi kalesinde yaşayan önemli bir Türkmen topluluğunun Hıristiyan dinine mensup oluşu ve bunların her zaman Türkmen şuurunu en üst düzeyde korudukları dikkat çekici bir gerçektir.Türkmen hareketi, bu topluluğun hususiyetinin korunması,eserlerinin ve fikir hayatlarının desteklenmesini savunur.

     

  5. Türkmen Hareketinin Komşu Ülkelere ve Bölge Ülkelerine Bakışı:

    Türkmen hareketi, medeniyetin hızla ilerlediği ve küreselleşme olgusunun ivme kazandığı bu dönemde, dünyanın bütün ülkeleriyle ve özel olarak bölge ülkeleri ve komşu ülkelerle güçlü ilişkilerin kurulması zaruretine dikkat çeker. Irak’ın uluslar arası toplumdan uzak kalmaması gerektiğini savunan Türkmen hareketi, bölgesel işbirliğinin pekiştirilmesi ve karşılıklı çıkarların korunması gerektiğine inanır. Ancak, hiçbir ülkenin iç işlerine karışılmamasını da savunur.

    Türkmen hareketi, komşu ülkeler ve bölge ülkeleriyle güçlü ilişkilerin kurulması zaruretine olan inancı çerçevesinde, komşu ülkeler vatandaşlarının dini mabetleri ve tarihi eserleri ziyaret etme isteklerinin saygıyla  karşılanmasını ve mukabilinde, Irak vatandaşlarının da hac ve umre dahil, dini, ticari ve kültürel gayelerle yurt dışına çıkışlarının kolaylaştırılması gerektiğini savunur. Bu hususun özellikle komşu ülkeler ile bölgedeki Arap ülkeleri ve iki büyük komşu konumundaki Türkiye ve İran ile özel bir ihtimamla uygulanması zaruretine dikkati çeker.

    Türkmen hareketi, Türkmenlerle kültürel açıdan benzer dokuda olan Türkiye ve Orta Asya’daki Türk cumhuriyetlerine bakışında, bu ülkelerin kültürel zenginliklerinden yararlanma hususu üzerinde odaklanır. Türkmen halkının, gerek edebi eserlerinde gerek basın yayın faaliyetlerinde Türkçe’yi kullandığı göz önünde tutulduğunda, bu kültür alışverişinin Irak’ın kültür hazinesini zenginleştireceği bir gerçektir.

    Türkmen hareketi, bu konuyla bağlantılı yanlış ve yanıltıcı göndermeleri reddettiğini açıklar. Bu tarz bir ilişkinin, bir fikir ve kültür teatisi olduğunu, siyasi bir içerik asla taşımayacağını bildirir. Bu kültür alışverişinin engellenmesinin, Irak’taki Arap halkının öteki Arap ülkeleriyle kültür alışverişine engel olunmasına benzeyeceğini hatırlatır. Türkmen hareketi, ayrıca Kafkaslar’da ve Orta Asya’da bulunan Türk devletleri ve Türkçe konuşan topluluklarla da en kapsamlı ilişkilere girilmesini ve bu ülkelerin kültür ve sanat hayatından faydalanılmasını ister. Türkmen hareketi, bu bağlamda, Irak Türkmenlerinin siyasi kararı ve tutumlarının bizatihi Irak topraklarında oluşacağını ve Irak’ta yaşayan tüm kardeş halkların çıkarlarının her zaman ön planda  tutulacağını ifade eder.

     

  6. Türkmen Hareketinin Kadınve Aile’ye Bakışı:

    Türkmen hareketi, ailenin toplumunun temeli olduğuna inanır. Ailenin medeni haklarına kavuşturması ve çözülmesinin önlemesi çağrısında bulunur. Türkmen hareketi, aynı zamanda, kadını ailenin birleştirici harcı olarak görür, temiz ve yeni nesillerin oluşmasında en önemli etken olduğunu kabul eder, Türkmen kadınının ve genel olarak Iraklı tüm kadınların haklarının saygı gösterilmesini,  kadınların dayatma ve ayrımcılıktan korunmasını talep eder. Türkmen hareketi, başta 18 Aralık 1979 tarihli Birleşmiş Milletler “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi” sözleşmesi olmak üzere, kadının özgürlüğünün ve insani onurunun korunmasını ön gören bütün milli ve uluslar arası düzenlemelerin titizlikle uygulanmasının önemini ve gerekliliğini bir kez daha vurgular.

    Türkmen hareketi, devlet kurumlarını bu medeni çizgiden ayrılmamaya, aile ve kadına karşı evrensel hassasiyetleri her zaman göz önünde tutmaya, kadının sosyal konumunu koruyup geliştirmeye, kültürel,sosyal, kültürel ve siyasal hayatının bütün vecihlerine serbestçe katılımlarını temin etmeye çağırır.

     

    10:  Türkmen Hareketinin Eğitime Bakışı

    Türkmen hareketi, eğitime azamî önemin verilmesini, Irak halkının tüm katmanları için en az ortaokul sonuna kadar zorunlu eğitimin getirilmesini, eğitimin devlet güvencesinde bir hak olmasını ve eğitimin müfredatında en başta kültürel özelliklerin dikkate alınmasını, Irak’ın geneli için  kabul edilen eğitim prensipleri çerçevesinde, özel okulların da açılabilmesini savunur.

    Türkmen hareketi, bütün Irak’ta yerel eğitimin ana dille yapılmasını, bu çerçevede, Türkmenler için kendi dillerini kullanmalarına imkan verilmesini, yerel okulların devamlı ve güçlü bir şekilde desteklenmesini ve bu hakkın devlet güvencesine alınmasını talep eder.

    Türkmen hareketi, ayrıca, meslek okullarının geliştirilmesini ve desteklenmesini, Irak toplumunun ilerlemesine katkıda bulunacak teknisyen kadroların yetiştirilmesini, üniversite tahsili ve yüksek ihtisas çalışmalarının iyileştirilmesini, fen ve edebiyat bölümlerinin medeni ve bilimsel istatistikî verilere göre belirlenmesini bir zaruret olarak görür.

    Türkmen hareketi, Türkmen bölgelerindeki temel eğitimde Türkmence tedrisatın uygulanmasını, bu tedrisatın başlangıçta temel eğitimde okutulması ve sonraki safhalarda Türkmen edebiyatının ve Türkmence’nin belirli saatlerde devam ettirilerek,  Arapça’nın bütün Türkmen bölgelerinde ve bütün eğitim safhalarında uygulanmasını talep eder.

    Türkmen hareketi, tedrisatın, Türkçe tedrisat eğitimcilerinin verdikleri tavsiyeler doğrultusunda ve Türkmence’nin ses yapısına daha uygun olduğu yeni (Latin) harfleriyle yapılması zaruretine inanır. Bununla birlikte Eski harflerle yapılan yayınlardan ve bu büyük kültür hazinesinden yararlanması için, Arap harfleriyle yapılan yayınlara da önem verilmesine işaret eder. Bu bağlamda, eski yayınların tekrar basılması gerektiğine inanır.

     

    11- Türkmen Hareketinin Ekonomik meseleye bakışı:

    Türkmen hareketi, serbest piyasa ve pazar ekonomisine inanır. Bu anlayışla, ister devlet tekeli, ister bireysel tekel olsun, her türlü tekelleşmeye ve rekabeti önleyen ekonomik yapılanmaya karşıdır. Türkmen hareketi, sermayenin serbestçe dolaşımını ve bütün ekonomik alanlarda, devletin milli hassasiyetlerini ve güvenliğini etkilenmediği sürece serbest piyasa kurallarına göre gerçekleştirilen yatırımları destekler.

    Bu bağlamda, Türkmen hareketi, devletin ekonomik alandan mümkün olduğunca elini çekmesini, merkez bankası kontrolünde olması gereken para politikasına müdahale etmemesini, bankacılık, sigortacılık, hava ulaşımı ve telekomünikasyon gibi sektörlerde özelleştirilmeye gidilmesini, devlete bu alanlarda ancak denetim ve teşvik görevinin bırakılmasını savunur.

    Türkmen hareketi, milli sanayinin teşvik edilmesine ve ihracata dönük şekilde güçlendirilmesini, bu yolda dış ticaretin serbestliğe kavuşturulmasına, ithalatı engelleyecek düzenlemelerin kaldırılmasına ve milli  ürünlerin yabancı ürünlerle rekabet edebilecek düzeylere ulaştırılması gerektiğine inanır.

    Türkmen hareketi, yerli sanayi hamlesini geliştirecek, yabancı yatırımların ülkeye akmasını sağlayacak, serbest piyasa ekonomisini pekiştirecek, döviz değerlerinin piyasa kurallarına göre dalgalanması ve Irak parasının konvertıbıl olmasını sağlayacak bir yüksek planlama kurulunun kurulması zaruretine dikkat çeker.

    Türkmen hareketi, aynı zamanda ulusal endüstri projelerinin yurt sathına yayılmasını temin etmek üzere,yerel hammaddelerden azamî ölçüde yararlanılmasını temin edecek şekilde ciddi fizibilitelerin yapılmasını, şimdiye kadar ihmal edilen ve yoksulluktan zarar gören bölgelere özel bir teşvik uygulanmasını destekler. Bu bağlamda, Türkmen bölgelerinin de, başta petro- kimya sanayi olmak üzere ekonomik ve endüstriyel faaliyetlerden hak ettiği payı almasını talep eder.

     

    SONUÇ:

    Türkmen hareketi, bütün Irak Türkmenlerini Türkmen Deklarasyonu prensipleri etrafında toplanmaya davet eder. Irak Türkmenleri, bu esaslar çerçevesinde siyasi ve fikri oluşumlarını tanzim etmelilerdirler.

    Türkmen hareketi, Türkmenlerin siyasi fikir ve eylemlerinin Irak topraklarından kaynaklanması gerektiğine ve hangi kaynaktan olursa olsun, dış etkenlerden etkilenmemesi zaruretine inanır. Bu bağlamda, Irak Türkmenlerinin, kendi gündem ve problemlerini daha iyi bildiklerine dikkat çeker ve kendi kararlarını almaya her zaman olduğu gibi muktedir olduklarının altını çizer.

    Türkmen hareketi, ayrıca, bütün Irak halkının tüm unsurlarını, bu deklarasyonu benimseyen Türkmen siyasi ve fikri hareketleriyle  diyalog içinde olmaya çağırır.

    Türkmen hareketi, özgür, demokratik ve birleşik bir Irak uğrunda, bütün Iraklılarla işbirliği içinde olmayı  taahhüt ettiğini beyan eder.

     

Türkçe