Merhaba...

1997 yılında kurmuş olduğumuz KERKÜK VAKFI inandığımız davanın hizmetinde ilkelerimizin kurumsallaştığı bir yuva olarak düşünülmüştür. Bu Vakıf, her zaman insana dönük faaliyetlerin yapılacağı ve kalıcı hizmetlerin programlanacağı bir dava ve kültür ocağı kimliğiyle bir platform görevini üstlenmektedir.
Biz herkese ve her kesime eşit mesafede olup doğruların savunucusu olarak yolumuza devam edeceğiz. Bu doğrultuda da Irak Türkmenlerinin davası ve geleceği için çalışma kulvarında öncü olup herkesi kucaklayan bir konumda olacağız.
Yıllardır yayınladığımız KARDAŞLIK dergisinin yanında üç lisanda onlarca esere imza atan bu kuruluş herkesi hizmete çağırıyor. Yolumuzdan şaşmadan ve ilkelerimizden taviz vermeden bu yolun yolcusuyuz ve öyle de kalacağız.
Herkese merhaba.

   Erşat Hürmüzlü
Kerkük Vakfı Başkanı
 


Gazi Nakip’in Şiir Defterinden Mustafa Kemal Ahmet DENDENOĞLU Şairler

Gazi Nakip’in Şiir Defterinden Mustafa Kemal Ahmet DENDENOĞLU Şairler daima ortaya koydukları eserleri arasından bir veya birkaç şiirle hatırlanırlar. Bunun Türk Edebiyatında en çarpıcı örneği sanırım “Süzme çeşmin gelmesün müjgân müjgân üstüne” mısraıyla başlayan gazelinin şairi Rasih’tir. Şairin ismi adeta gazeliyle özdeşleşmiştir. Irak Türkmen şairleri arasında da en belirgin örneği “Aynaya Baktım” başlıklı şiiriyle şöhret bulan Mustafa Kemal Dendenoğlu’dur denilebilir. Nitekim Dendenoğlu’nun şiiri, ses sanatçısı Abdurrahman Kızılay tarafından bestelenince Türkiye’de de bilinen ve çok sevilen şarkılar arasına girmiştir. Burada şair Mustafa Kemal diğer Türkmen şairleri gibi Gazi Nakip’in şiir defterinde çok beğenildiği Aynaya Baktım şiiriyle Perihan ve Son Günler başlıklı manzumeleri kendi kalemiyle hatıra olarak yazmıştır. Perihan Bu dünyada neyim var ki senden başka Perihan’ım Ne hastayım ne de yorgun ben aşkından perişanım Aşk şarabın içen günden bitmiyor ah u figanım Ben seni nasıl unutam adın kalbimde yazılmış O titreyen dudağından anladım ki aşk ateştir Yana yana küle döndüm sen yanmazsın kalbin taştır Benim gibi bir öksüze ta ölünce dert yoldaştır Harabeler meskenimdir zalim felek yuvam yıkmış Akar sular bulaklardan yeşil gözün daha çok saf Güle güle sana ettim malım değil kalbim ithaf Bağlamadan şu yaramı meğer sende yokmuş insaf Yazık yazık küçük yaşta bağrım yanık yüzüm solmuş Uzaklaşma baş ucumdan yavaş yavaş ellerim tut Gidiyorum gurbet ele daha dönemem beni unut Güneşimin karşısında eksik olmaz kara bulut Güller açmaz bülbül ötmez bağım bahçem viran olmuş Siyah zülfün pasban olmuş kızarmış al yanaklara Bal yerine zehir satar dertli mahzun aşıklara

Edebiyatın Büyük Kapısından Giren Küçük Yazar: İlâf Köprülü

Edebiyatın Büyük Kapısından Giren Küçük Yazar: İlâf Köprülü Mehmet Ömer KAZANCI “Kudde ile Konçuy” başlıklı bir hikâye vardır, okumuş musunuz bilmem? Okumayanlara şiddetle tavsiye ederim. “Kardaşlık” dergisinin 75. sayısında (2017) ve daha sonra Kardeş Kalemler dergisinin 136. sayısında (2018) yayınlanmıştır. Ben okuduktan sonra, sersem olmuş, başım dönmeye başlamıştı. Çağdaş hikâyeciliğin tüm unsurlarını içermesini bir yana bırakın, kurgu tarafı ağır basan destanî bir hikâye gibi görünse de, içerdiği simge ve göndermelerle bitmez tükenmez bir aşk hikâyesi, bizi, davamızı yakından ilgilendiren bir aşk hikâyesi. Hikâyede, tarihimizin önemli kahramanlarından biri olan ve Kudde adı verilen Kürşad, Ötüken yaylasında ava çıkmıştır. Ay yüzlü, güzel Koncuy adında bir kızla karşılaşır. İki genç ilk bakıştan birbirlerine gönül tutuştururlar. Orhun Irmağının kenarında gerçekleşen bir diğer karşılaşmada, iki genç sazlı ve sözlü olarak Kerkük’ün meşhur “men seni sevmişem allam allam” türküsüyle sevdalarını birbirlerine açıklar ve evlenirler. Tanrı dağlarında düğün dernek kurulur. Hikâye, Koncuy’un dilinden yazılan bir dize ile sona erer: “Sen gurbette Ötüken’de savaşan bir Kudde Ben Kerkük’ün küçük kızı ay yüzlü güzel Konçuy” Her bakımdan düşündürücü bir dize… Hikâye, iki sayfalık bir şey, fazla değil. Kim yazmıştır? Okumadan önce yazarın adına bakmış, fakat fazlaca önemsememiştim. Bitirince tekrardan baktım: Edgü Köprülü. Tanımadığım bir Türk yazarı olduğunu

Irak’ta Eğitim Sistemi Yüzünden Kaybolan Nesiller

Bilindiği gibi ekonomi biliminde her hangi bir mal veya hizmetin üretimi için bazı üretim faktörlerinin bir araya getirilmesi gerektiği açıklanmaktadır. Sözü edilen bu faktörler: sermaye, emek, toprak ve girişimdir. Bu faktörlerden emek ve girişim faktörünün üretimde payı çok büyüktür. Adı geçen bu iki üretim faktörü insanoğlu ile ilgilidir

Kerkük vakfın kitapları fuarda sergileniyor

#KerkükVakfı yayınları TÜYAP/38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarında Ziyaretçilerini Bekliyor.02-10Kasım2019 gerçekleşecek kitap fuarında yurtiçi/yurtdışından 800 yayınevi,STK'larıyla birlikte KerkükVakfı’nın Türkçe,Arapça,İngilizce yayınları yer alacaktır. Salon12 Stant:12212 B

Sayfalar

Kerkük Vakfı RSS beslemesine abone olun.