Buradasınız

kardaşlık85

Bize Göre Dekart mı... Türk Hars ve Medeniyeti mi? Erşat HÜRMÜZLÜ

Bize Göre Dekart mı... Türk Hars ve Medeniyeti mi? Erşat HÜRMÜZLÜ Rene Descartes (Rene Dekart) Fransız bir filozoftu. 1696 yılında vefat eden bu filozofun ismi batı dünyasında bir sıfat halini aldı. Dekartizm dediğinizde bu dünyada açıklık, şeffaflık, aklı hakim kılmak, hurafelerden arınma ve basit ailelerdeki insanları etkisi altına alan, nesilden nesile hiç sorgulanmadan miras kalan destanlardan kurtulma demek oluyor. Doğrusu Dekart’da çok zulüm gördü. Kapalı akıllar ve cehalete gömülmüş olan yetkililerin dayatmasına dayanamadığı için başka âkil adamlar gibi Hollanda’ya kaçtı. Bir zaman sonra bu düşünür, fikirleri yayınlanınca eski asırların Arestotle ve Eflaton mertebesinde anılmaya başlandı. Dekartizme muhtaç olduğumuz bu coğrafyada ve bu zamanlarda bir de kendi kendimize soralım. Daha Dekart dünyaya gelmeden Türk-İslam medeniyetini şiar edinen desek daha iyi olur eski nesillerimiz bu öğretileri ortaya koymadı mı? Kur’an-ı Kerim’den feyz alan eski kuşaklarımız her şeye rağmen

Gazi Nakip’in Şiir Defterinden Mustafa Kemal Ahmet DENDENOĞLU Şairler

Gazi Nakip’in Şiir Defterinden Mustafa Kemal Ahmet DENDENOĞLU Şairler daima ortaya koydukları eserleri arasından bir veya birkaç şiirle hatırlanırlar. Bunun Türk Edebiyatında en çarpıcı örneği sanırım “Süzme çeşmin gelmesün müjgân müjgân üstüne” mısraıyla başlayan gazelinin şairi Rasih’tir. Şairin ismi adeta gazeliyle özdeşleşmiştir. Irak Türkmen şairleri arasında da en belirgin örneği “Aynaya Baktım” başlıklı şiiriyle şöhret bulan Mustafa Kemal Dendenoğlu’dur denilebilir. Nitekim Dendenoğlu’nun şiiri, ses sanatçısı Abdurrahman Kızılay tarafından bestelenince Türkiye’de de bilinen ve çok sevilen şarkılar arasına girmiştir. Burada şair Mustafa Kemal diğer Türkmen şairleri gibi Gazi Nakip’in şiir defterinde çok beğenildiği Aynaya Baktım şiiriyle Perihan ve Son Günler başlıklı manzumeleri kendi kalemiyle hatıra olarak yazmıştır. Perihan Bu dünyada neyim var ki senden başka Perihan’ım Ne hastayım ne de yorgun ben aşkından perişanım Aşk şarabın içen günden bitmiyor ah u figanım Ben seni nasıl unutam adın kalbimde yazılmış O titreyen dudağından anladım ki aşk ateştir Yana yana küle döndüm sen yanmazsın kalbin taştır Benim gibi bir öksüze ta ölünce dert yoldaştır Harabeler meskenimdir zalim felek yuvam yıkmış Akar sular bulaklardan yeşil gözün daha çok saf Güle güle sana ettim malım değil kalbim ithaf Bağlamadan şu yaramı meğer sende yokmuş insaf Yazık yazık küçük yaşta bağrım yanık yüzüm solmuş Uzaklaşma baş ucumdan yavaş yavaş ellerim tut Gidiyorum gurbet ele daha dönemem beni unut Güneşimin karşısında eksik olmaz kara bulut Güller açmaz bülbül ötmez bağım bahçem viran olmuş Siyah zülfün pasban olmuş kızarmış al yanaklara Bal yerine zehir satar dertli mahzun aşıklara

RSS - kardaşlık85 beslemesine abone olun.