Buradasınız

Mahir Nakip

TÜRKİYE İLE İRAN ARASINDA KALAN TÜRKMENLER

Farslar, Ortadoğu’nun en eski medeniyetlerini kuran milletlerin başında gelir. Bölgede en azından 2500 yıllık bir tarihleri var. İslam’dan önce bugünkü Azerbaycan, Ermenistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Güney Kazakistan, Afganistan, Tacikistan, Pakistan, Kafkaslar, Irak, Suriye, Güney Türkiye ve Arabistan’ın bir kısmına hakim olmuşlardır. Bu coğrafya için Büyük İskender’le savaşmışlardır.

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA AÇIK MEKTUP

Türkiye, Fırat Kalkanı harekatı ile 21. Asır’da kendisine biçilen, dar siyasi alanı fark ederek, çemberi kırmış ve Ortadoğu’da varlığını korumuştur. Böylece Akdeniz’e açılmak istenen koridoru akim hale getirebilmiştir.  Aynı zamanda da Suriye’de giderek güçsüz hale düşen ve dağılma noktasına gelen Türkmenlere büyük moral kaynağı olmuş ve toparlanmalarına katkı sağlamıştır. Türkiye’ye sığınan Suriye Türkmenlerinin özellikle gençleri donatılarak kendi bölgelerini korumaya teşvik edilebilirse, Fırat Kalkanı’nın faydası daha da 

BİLGE VE BİLGİN KİŞİ ATA TERZİBAŞI

Eski Türklerde üç kutlu şahsiyet göze çarpar: Han (Kağan), Şaman, Bilge. Han, devleti yönetir; şaman toplumun dinî ve ruhanî hayatını düzenler, bilge ise öğüt verir, yanlış yolda olanları uyarır ve çekinmeden eleştirir. Bilge, erdemli kişi olup hikmetle amel eder. Başta kağan olmak üzere, devlet ricalinden sıradan kişilere kadar bu bilgeden öğüt alır ve başı sıkıştığında ona baş vurur. Bilindiği üzere bilgelikle bilginlik farklı şeylerdir. Bilgin düpedüz âlim demektir. Yani toplumla ya da toplumsal olaylarla pek alakası olmayan salt bilimle uğraşan kişi demektir.

TELAFER KİME TESLİM EDİLECEK?

IŞİD Haziran 2014 tarihinde Musul’dan sonra Telafer’i işgal edince Türkmenler adeta savruldular. Tahminen 120 bini Kürt yönetiminin zorlaması ile apar-topar Necef ve Kerbela’ya gönderildiler. On binlercesi Kerkük ve civarı bölgelere göç etti. 50 bin Telaferli ise Suriye üzerinden şu anda Türkiye’nin farklı şehirlerinde hayata tutunmaya çalışmaktadır. On binlercesi de Irak’ın farklı yerlerine dağıldılar.

REORGANİZASYON

Reorganizasyon kelimesi dilimize İngilizceden girmiştir. Genelde işletmecilik biliminde kullanılır olup, ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra sık sık bu alanda dile getirilmiştir. Türkçe tam karşılığı yeniden örgütlenmedir. Siyasi, ticari, sosyal, kültürel hatta dinî kurumlar bile zaman zaman kendisini gözden geçirerek yenilenmeye ihtiyaç duyar. 

Büyük Oyunun İçindeki Küçük Yerimiz

Bugün 500 bini Türkmen olmak üzere üç milyona yakın Iraklı yuvasını terk etmek zorunda kalmıştır. Telafer ve Beşir gibi hassas Türkmen şehirleri IŞİD’in hâlâ elindedir.

Türkmenler silahlanırken…

1991-2003 yılları arasında Kuzey Irak, Güvenlik Bölgesi olarak Saddam’a karşı korunurken, Türkmenler de Akıncılar adı altında bu bölgede silahlandılar. Hatta boy boy fotoğrafları Türk basınında yer almıştı. O dönemde Kuzey Irak’ta en çok söz sahibi olan silahlı kuvvet Türk Ordusu idi. O tarihlerde bizim çizgide olanlar silahlanmaya karşı çıktıydık. Çünkü Türkmenlerin ne yaşadıkları arazi buna müsaitti ne şartlar elverişli idi. Nitekim 10 Nisan 2003 günü Kerkük ABD askerleri tarafından işgal edildiğinde, Rahmetli Mustafa Kemal Yayçılı ve birkaç dava arkadaşından başka, ne Kerkük’e giren bir akıncı oldu ne de Kerkük sokaklarında bir Türkmen bayrağı sallandı. Ama on binlerce Peşmerge Türkiye’nin kırmızı çizgilerini tanımayarak Kerkük’e akın etti.  Sonraları bu akıncılar dağıldıkları

Türkmenler Yeniden Avrupa Parlamentosunda

Bundan uzun bir müddet önce yine Avrupa’da bulunan hemşerilerimizin sayesinde Diyala eski milletvekilimiz Hasan ÖZMEN Avrupa Parlamentosu’nda bir konuşma yapma imkânı bulmuştu. 19 Kasım 2014 tarihinde Avrupa Parlamentosu üyesi Branislav SKRIPEK’ın daveti ve ev sahipliğinde Irak’ın IŞİD’tan muzdarip Türkmenler, Ezidiler ve Irak Hıristiyanları Avrupa Parlamentosunda özel bir oturumunda bir araya gelerek hem sıkıntılarını dile getirdiler hem de ortak bir deklarasyona imza koydular.

RSS - Mahir Nakip beslemesine abone olun.