Buradasınız

Editör’den Bağdat ile Erbil Arasındaki Gerginlik Nereye Kadar?

Editör’den
Bağdat ile Erbil Arasındaki Gerginlik Nereye Kadar?

Irak’ın 2003 yılında uğradığı işgalden beri, eriştiğimiz Ağustos 2022 tarihine kadar, ülkede maalesef istikrarlı ve güven verici bir devlet otoritesi sağlanamamıştır. Bu bakımdan hem siyasî kuruluşlar hem kamuoyu, bugüne kadar ülke yönetimini içine düştüğü krizden çıkaracak bir yol bulamamıştır. Irak’a direttirilen 2005 işgal anayasasının yol açtığı istikrarsızlık yüzünden, demokratik seçimlerin sonuçları bile, etnik ve mezhepsel paylaşımların önünü kesememiştir. İşin en komik tarafı seçim sonuçları ne olursa olsun, Irak Cumhurbaşkanı Kürtlerden, Başbakan Şii Araplardan, Meclis Başkanı da Sünni Araplardan olacaktır. Bu neden böyledir diye sorulursa bunun resmî bir cevabı yoktur. Ancak yapılan gayriresmî yorumlara göre, perde arkasında pazarlıkları düzenleyen emperyal güçlerin varlığıdır, deniliyor.

Hatırlanacağı üzere Irak’ın yaşadığı en büyük handikap, Bağdat ile Erbil arasında yaşanan ihtilaftır. Bu anlaşmazlık ne yazık ki yıllardır ülkeye çok pahalıya mal olmuştur. Bu yazıda sorun etraflıca ele alınmıştır.

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile Bağdat arasındaki anlaşmazlıklar uzun yıllardan beri hep sürmüştür. Bu anlaşmazlıklar bazen biraz yumuşar gibi görünse bile hiçbir zaman giderilememiştir. Bazen de şiddetlenerek krize dönüşen bu anlaşmazlık, galiba büyük devletlerin baskı ve müdahalesi ile nispeten yatışır olmuştur.

Hatırlanacağı üzere 25 Eylül 2017 tarihinde Kerkük Vilayetini de içine alacak bir referandum yapılması, iki taraf arasında büyük bir siyasî kriz yaşanmasına yol açmıştı. Kuzey Bölgesi yönetimi referandum kararını Bağdat hükümetinin itirazlarına rağmen tek taraflı olarak almıştı. Buna karşı çıkan Bağdat yönetiminden başka bölgedeki komşu ve komşu olmayan devletler de Bağdat yönetiminin yanında yer almış ve Kuzey bölgesi yönetimini bu karardan vazgeçmesi için uyarmışlardı.

Mesud Barzani, Temmuz 2014 tarihinde yaptığı bir açıklamada bağımsızlığın bölge halkının doğal hakkı olduğunu, bundan asla vazgeçmeyecekleri ifadelerini kullanmıştı. Ancak referandum, 2014 yılında Musul'u ele geçiren Irak ve Şam İslam Devleti'nden (IŞİD) geri alınması için yürütülen Kuzey Irak Taarruzu ve IŞİD tehdidinin bertaraf edilmesi nedeniyle defalarca ertelenmişti.

Barzani, Ocak 2016'da Kürdistan Bölgesel Yönetimi Parlamentosu'ndaki parti temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, bağımsızlık için referandum komisyonu kurulmasını kararlaştırdıklarını belirtti. Yapılacak referandumun 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinden önce yapılması planlanmaktaydı, ancak IŞİD’in Musul ve Kerkük'e saldırıları, Goran Hareketi ve bazı muhalefet partileriyle KDP arasındaki siyasi anlaşmazlıklar referandum sürecini erteledi.

Mart 2017'de Barzani, BM Genel Sekreteri António Guterres ile Erbil'de görüşmesinin ardından, kendi kaderini tayin haklarının yakın zamanda Birleşmiş Milletler gözetiminde kullanılacağını duyurdu. Nisan 2017'de ise referandum sürecinin başlatılması gerektiği vurgulandı. Ardından 7 Haziran 2017'de aralarında Kürdistan Demokrat Partisi, Kürdistan Yurtseverler Birliği, Kürdistan İslam Partisi, Kürdistan Komünist Partisi (Irak), Kürdistan Emekçi Partisi ve daha birçok siyasî örgütün desteği ile Barzani, 25 Eylül 2017'de bağımsızlık referandumunun düzenleneceğinin onaylandığı bir toplantı yaptı.

Bağdat Hükümetinin karşı çıkmasına rağmen Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi (KIBY) 25 Eylül 2017 tarihinde bağımsızlık referandumunu yapmıştı. Türkmen ve Arapların da kabul etmediği bu referandum Irak'ın özerk bölgesinde gerçekleştirildi. Referandum oylamasında seçmenlere “Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi dışında kalan Kürt yerleşimlerinin bağımsız bir devlet olmasını istiyor musunuz?” sorusu yöneltilmiş ve seçmenlerin %92,73'ü bu soruya yanıt olarak “Evet” oyunu verdiği açıklanmıştı.

Referandum sonrası KIBY lideri Barzani bağımsızlık için harekete geçti. Bunun üzerine Irak Silahlı Kuvvetleri ve Haşdi Şabi ile KBY askeri gücü peşmerge, tartışmalı bölge olarak ifade edilen Kerkük'te çatışmalara başladı. Irak ordusu ile Haşdi Şabi kuvvetleri Kerkük ve Sincar'ı ele geçirdi. Erbil'e 12 km kadar yaklaşıldı. Bu gelişmeler sonrası Barzani görevini bırakacağını açıkladı. ABD’nin araya girmesi ile ateşkes sağlandı ve Bağdat ile Erbil barış görüşmelerine başladı.

Referandum Sonrası Devletlerin Açıklamaları
Amerika Birleşik Devletleri/Referandumun ardından Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı "Irak'ın toprak bütünlüğü" vurgusu yapmış, referandumun gerçekleştirilmesi konusunda derin hayal kırıklığı duyulduğu yönünde açıklamada bulunmuştur. Bununla birlikte açıklamada "ABD'nin Kürdistan halkı ile tarihi ilişkileri devam edecek" denilmiştir.

Fransa/Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian Iraklı Kürtlerin bağımsızlık ilan etmesinin bölgeye istikrarsızlık getireceğini ifade etmiş, “arzu edilen şey Irak Kürdistan'ının ülkenin yeniden yapılanması sürecine entegre edilmesidir. Bağımsızlık ilan etmek için doğru bir zaman değil ancak Bağdat da bazı tavizler vererek Erbil'e daha fazla özerklik hakkı tanımalı” yorumunda bulunmuştur.

Irak/Referandumun yapılacağının açıklanmasının ardından Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, olası bir referandumda Irak'ın toprak bütünlüğünü korumak için askeri müdahaleye hazır olduklarını açıkladı. Sınırların değişmesinin kan dökülmesine yol açacağını söyleyen İbadi, bu referandumu yapanlardan hesap soracaklarını söyledi.

İran/Bağımsızlık referandumunun düzenlenmesinin ardından somut yaptırımlar uygulamaya başlayan ilk ülke İran oldu. İran Dışişleri Bakanlığı, Irak merkezi hükümetinin talebi üzerine Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile olan sınır kapılarında giriş-çıkışların yasaklandığını, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden kalkan uçaklara İran hava sahasının kapatıldığını duyurdu. Ayrıca Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne yakın yayıncı kuruluş Kurdistan24 ajansının Tahran'da yer alan bürosunun da kapatıldığı açıklandı. 25 Eylül 2017'de İran Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak'ın dağlarını topçu atışına tuttu.

Rusya/Referandumdan günler önce Rusya'ya bağlı petrol şirketi Rosneft, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne 1 milyar dolarlık boru hattı yatırımı yapacağını açıkladı. Rusya açıklamalarında "Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasından yanayız" ifadelerini kullanmakta, buna karşın Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin kendi kaderini tayin hakkı ilkesi gereğince kendi kaderini uluslararası hukuk normları çerçevesinde tayin etme hakkının bulunduğunu ifade etti ve merkezi Irak hükûmeti ile diyalog yolunu tercih etmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye/15 Eylül 2017'de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 27 Eylül 2017'de yapılması planlanan millî Güvenlik Kurulu toplantısının referandum kararı sonrası 22 Eylül 2017'ye çekildiğini duyurdu. "Irak'ın toprak bütünlüğünden yanayız, Barzani kararımızı görecek" açıklamasını yaptı. Başbakan Binali Yıldırım, Irak Başbakanı Haydar el-İbadi ile görüştü. Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu vurguladı. Bir gün sonra Yıldırım, "Referandum ülkemiz için bir ulusal güvenlik meselesidir" açıklaması yaptı ve Türkiye'nin bu konuda gerekli adımları atacağını söyledi. Ertesi gün Erdoğan Birleşmiş Milletlerin 72. toplantısına gitmeden önce Atatürk Havalimanı'nda "Irak Başbakanı ile Amerika Birleşik Devletleri'nde görüşeceğim. Irak'ın kararı ile kararımız aynı, Donald Trump ile görüşmemizin ana başlığı da referandum olacak" açıklamasını yaptı. Türkiye referandumun yapılmaması konusunda KIBY’ni defalarca uyardı. Tabii bunun bir sonucu olacaktı. Bunlar birer birer ortaya çıkmaya başladı. Türkiye, İran ve Irak bölge için adımlar atmaya başladı.

Görüldüğü gibi Irak’ta işgal dönemi hep çekişmelerle geçmiştir. Pekiyi Irak’ta istikrar sağlanması önümüzdeki süreçte mümkün olabilir mi? Siyasî yanlışlıklar yapılırsa, etnik ve mezhep ayrımı devam ederse yine zor görünüyor. Ancak yine de ümidimizi kaybetmemiz doğru olmaz. En doğrusu ümitli bekleyiş içinde olmak…

Yazar: 

Suphi Saatçı